YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4715
KARAR NO : 2020/5636
KARAR TARİHİ : 01.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacı … Ltd. Şti. vekili avukat Elif Karaşahinoğlu ile bir kısım davalılar … ve diğerleri vekili avukat Mert …’ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yapı denetim kuruluşu olduğunu, davalıların malik olduğu …,…, …Mahallesi H21C04C2A Pafta, 1184 Ada, 1 Parsel de kayıtlı iki bloktan oluşan taşınmazla ilgili olarak davalılara yapı denetim hizmeti verdiğini, yapı ve tadilat ruhsatı bedeli olan bakiye 339.517,89TL’nin şimdiye kadar ödenmediğini, bu nedenlerle davalılar aleyhine icra takibi yaptığını, davalıların itiraz ettiğini ilseri sürerek; … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2014/8743 Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve yersiz itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı … şirketinin iddia edilen bedeli yükleniciden alması gerektiğini, Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesini kabul etmemekle birlikte sunulan sözleşme ve ruhsata aykırı inşaat yapılmasına göz yumduğundan ücrete de hak kazanamadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ödenmeyen yapı denetim hizmeti ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacı kuruluşun imalatlarda mevzuata aykırı, eksik, ayıplı yapılan işlerden dolayı yapı sahibi ve ilgili idareye karşı sorumlu oldukları, projeye ve sözleşmeye aykırı olarak kaçak şekilde yapılan dubleks dairelerle ilgili bildirimde bulunmadığı, görevini gerektiği şekilde yerine getirmediği ve denetim hizmeti gereğince ücret hak etmediğinin kabulünün gerektiği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun’un 5. Maddesi “Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedilir. Bu sözleşmenin bir sureti taahhütname ekinde ilgili idareye verilir.” aynı kanunun 2/3.maddesinde yapı denetim kuruluşlarının görevleri sayılmış, olup “c” bendinde “Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek” “g” bendine göre de, “Ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirmek.” olarak yapı denetim kuruluşlarının görevleri olarak belirlenmiştir. Yine 4708 sayılı Yasa’nın 3/1. maddesinde “bu kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşları imar mevzuatı uyarınca öngörülen fenni mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir.” denilmektedir.
Tüm açıklanan yasal mevzuat değerlendirildiğinde, davacının davalılara yapı denetim hüzmeti verdiği anlaşılmakla birlikte, her ne kadar inşaata kaçak olarak dubleks daireler yapılmış ise de, davalı arsa sahiplerinin bu konuda müteaahhide karşı açtığı davada dairelerin tadilat ruhsatı ile mimari projeye uygun hale getirildiği tespit edilmiş bu kapsamda arsa sahipleri kendilerine düşen bedelin tahsilini istemişlerdir. Bu durumda, davacının verdiği hizmet karşılığında ücret talep etme hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Aksinin düşünülmesi davalı arsa sahiplerinin haksız zenginleşmesi sonucunu doğurur ki bunun kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. O halde, mahkemece davacı … firmasının ücrete hak kazandığı kabul edilerek bu doğrultuda inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.