Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2019/5802 E. 2020/432 K. 22.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5802
KARAR NO : 2020/432
KARAR TARİHİ : 22.01.2020

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacı vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat ….geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır olan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra kararın açıklanması başka güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davaya konu taşınmazın satışı hususunda satıcı ile davalı-alıcı arasında düzenlenen gayrimenkul alım-satım sözleşmesi gereğince aracılık yaptığını, sözleşme tarihinde ilgili tapu kaydında haciz şerhinin bulunduğu, sözleşme gereğince taşınmaz satışının gerçekleştiğini, ancak davalının ödemesi gereken %3 komisyon ücretini ödemediğini, yine sözleşme tarihi olan 06/06/2013’ten sonra satışa konu edilen taşınmazın belediyeye olan borçlarının tarafından ödendiğini, bu ödemelerin davalı temsilcisi … adına yapıldığını, sözleşmenin vekaletname ile davalı adına bu kişi tarafından imzalandığını, ödenmeyen komisyon bedelinin tahsili için icra takibi başlattığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, kendi adlarına sözleşme imzalayan …’e verilmiş bir vekaletname bulunmadığı gibi temsile de yetkisinin bulunmadığını, bu kişinin ancak şahsen sorumlu tutulabileceğini, yine davacının satıcıdan 20.000,00 TL alarak satıcıyı ibra ettiğini, davacının satıcıdan 20.000,00 TL alıp, bu tutarın çok fazlasının kendilerinden talep edilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne, davalının Kuşadası 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5869 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kabul kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi olan Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/346 Esas 2016/418 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının %20 kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
SONUÇ: Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin harcın mahsubu ile artan aşağıda dökümü yazılı 3.531,85 TL. harcın temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE, 22/01/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.