Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2020/998 E. 2020/4290 K. 08.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/998
KARAR NO : 2020/4290
KARAR TARİHİ : 08.06.2020

… Bankası A.Ş. vekili avukat … ile … aralarındaki dava hakkında … 13. Tüketici Mahkemesinden verilen 02/06/2016 tarih ve 2015/880-2016/825 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.

KARAR

Dosya incelendiğinde, Dairemizin 01/04/2019 tarih, 2016/20886 esas 2019/4323 karar sayılı ve 07/10/2019 tarih, 2019/4969 esas 2019/9484 karar sayılı kararları ile davalıya yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu belirtilerek davalıya usulüne uygun tebliğ yapılıp temyiz süresi geçtikten sonra dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, bunun üzerine mahkemece, davalının bilinen son adresine yeniden tebligat çıkartıldığı ve gerekçeli kararın posta memurlarınca davalıya Tebligat Kanunun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat evrakında muhatabın tevziat saatinde işte olduğunu bildiren komşusunun “daire 1” olarak belirtildiği, komşunun isminin evraka yazılmadığı anlaşılmıştır.
01/04/2019 tarih, 2016/20886 esas 2019/4323 karar sayılı geri çevirme kararımızda da ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin yönetmelikte belirtilen kişilerden beyanının alınması, beyanda bulunan kişinin mutlaka adı ve soyadının ve sıfatının tebligat parçasına yazılması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.
Somut olayda tebligat evrakında, davalının tevziat saatinde nerede olduğunu bildiren komşusunun ismi yazılmadığından davalıya yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olup, komşunun daire numarasının belirtilmesi bu usulsüzlüğü gidermez.
Her ne kadar söz konusu tebligat usulsüzlüğü posta memurunun işleminden kaynaklanmaktaysa da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 301. maddesi gereği ilamı taraflara tebliğ etmekle görevli olan mahkemenin, posta memurunca yapılan tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını denetleme, tebliğin usulsüz yapılması halinde yeniden tebligat çıkartma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu amaçla mahkeme, tebligatın usulüne göre tebliğ edilmesi ve usulsüz tebligatların tespit edilmesi için gerekli olan tedbirleri almak ve gerektiğinde ihmali bulunan kişiler hakkında yaptırım uygulamak yetkisine de sahiptir.
Hal böyle olmakla birlikte iş bu dosya, usulsüz tebligattan dolayı iki kez geri çevrilmiş olmasına ve kararlarda usulsüzlük sebepleri ile yapılacak işlemler ayrıntılı olarak belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece yapılan son tebligatın usulüne uygun olup olmadığı denetlenmeksizin ilk geri çevirme kararımızda belirtilen sebeple aynı sebepten dolayı geçersiz olan tebligat ile sanki tebligat yapılmış gibi dosyanın tekrar dairemize gönderilmesi yargılamanın gereksiz yere uzamasına, zaman emek ve para sarfına yol açmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalıya gerekçeli karar tebliğ edilip, yapılan tebliğin Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı mahkeme hakimince denetlendikten ve davalının yasal temyiz süresi de beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline (3.kez) GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08/06/2020 günü oybirliğiyle karar verildi