Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10029 E. 2013/3642 K. 01.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10029
KARAR NO : 2013/3642
KARAR TARİHİ : 01.04.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan sanıklar … ve … ile bildirim yükümlülüğünü ihlal suçundan sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve …’un eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetlerine, sanıklar … ve …’ın atılı suçtan beraatlerine dair Kütahya l. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.07.2007 gün ve 2006/260 Esas, 2007/149 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar … ve … müdafileri ile katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Mağdurenin Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.10.2006 tarihli raporunda anksiete bozukluğu ve depresyon gözlemlenmediğinin belirtilmesi, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair bir iddianın olmaması, ayrıca mahkemenin de böyle bir gözleminin bulunmaması nazara alınarak bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarına göre, sanık …’in mağdureye yönelik eylemlerini gerçekleştirmesinden sonra … ile …’un bir süre aralarında konuştukları, daha sonra …’nun mağdurenin yanına gelerek “o iş oldu mu, … bana olduğunu, sıranın da bende olduğunu söyledi” şeklinde sözler söyleyerek mağdureye yönelik cinsel eylemde bulunduğu nazara alındığında sanıkların eylemlerini fikir ve irade birliği içinde gerçekleştirdiği anlaşılmakla sanıkların cezalarında TCK.nın 103/3. maddesi gereğince ayrı ayrı artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Sanıklar hakkında kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yer alan hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yer alan velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun ise kendi altsoyları yönünden koşullu salıvermeye kadar, altsoyları haricindekiler bakımından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.