Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10129 E. 2013/3709 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10129
KARAR NO : 2013/3709
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.01.2009 gün ve 2008/231 Esas, 2009/17 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdureye atanan zorunlu vekile, katıldığı 05.12.2008 günlü celsede davaya katılmak isteyip istemediği usulünce sorulmadığı ve ikinci celse vekilin gıyabında karar verilip, yapılan tebligat üzerine sanığın cezalandırılması istemi ile hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’ün davaya katılmasına ve Av. Yavuz Çelik’in katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek gereği düşünüldü:
Mağdure hakkında Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2008 gün ve 2008/93 Değişik İş sayılı Kararı ile koruma altına alınarak Antalya İl Sosyal Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı … Çocuk ve Gençlik Merkezi Müdürlüğüne yerleştirildiği dosya içeriğinden anlaşılmakla, koruma kararının devam edip etmediği sorularak, devam etmesi durumunda davadan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu haberdar edilmeksizin neticelendirilmesi,
Akdeniz Üniversitesinin 09.07.2008 günlü raporunda mağdure de olaydan önce sinirlilik, huzursuzluk, uyku bozukluğu, intihar girişimi yakınmaları olduğu ve psikiyatrik tedavi aldığının belirtilmesi karşısında mağdure de akıl hastalığı olup olmadığı, şayet var ise akıl hastalığının hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılmayacağı ve beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği hususlarında, mağdurenin Adli Tıp ilgili ihtisas kuruluna sevkinin sağlanarak hakkında ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 32/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.