YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10545
KARAR NO : 2013/3578
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
Hayâsızca hareketlerde bulunma suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen 01.11.2007 gün ve 2007/650 Esas, 2007/891 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. 01.11.2007 tarihli kararın Tebligat Kanunun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddelerine göre, sanığın yargılama aşamasında beyan ettiği adresine tebliğ yapılmış ise de; sanığın adresinde geçici olarak bulunmadığını bildiren komşusunun tebligat evrakına imzasının alınmadığı, imzadan imtina etti ise, bu hususun da belirtilmediği, yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiin dilekçesinin süresinde yapılmış temyiz başvurusu olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa göre, sanığın, değişik zamanlarda birden fazla kez, kardeş olan mağdureleri okul çıkışı kullandığı araç ile takip ederek, evlerini gözetleyip, mağdureler baktığında cinsel organını kıyafetinin üzerinden okşayarak onlara el hareketi yapmak biçimindeki eylemlerin belirli kişileri hedef alması nedeniyle mağdureler … ve …’a karşı zincirleme biçimde cinsel taciz suçunu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 225/1 ve 43. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.