Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10744 E. 2013/842 K. 30.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10744
KARAR NO : 2013/842
KARAR TARİHİ : 30.01.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (beş kez) suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; mağdureler Rabia, Hilal …,yönelik eylemleri çocuğun basit cinsel istismarı (dört kez) ve mağdure …’ya yönelik eylemi ise ırz ve namusa tasaddide bulunma (bir kez) kabul edilerek mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.03.2009 gün ve 2006/356 Esas, 2009/86 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdure Hilal …’a yönelik işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin sair temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdureler Ceren, Mervenur ile Rabia’ya karşı işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçunun suç tarihine göre zamanaşımı süresi yönünden lehe olan ve 765 sayılı TCK.nın 415/1. maddesinde düzenlenen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturup öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4-104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihleri olan 01.08.2004 ve 01.04.2005’ten inceleme gününe kadar bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında mağdure …’ya yönelik işlediği ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince;
..apılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, savunma, sanığın istasyonda 2004 yılı Ağustos ayında göreve başladığına dair TCDD Hekimhan Lojistik Şefliğince düzenlenen 30.10.2005 günlü yazı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın mağdure …’ya yönelik eylemlerini 2005 yılı Haziran- Temmuz aylarında gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve yargılama sırasında mağdureyle ilgili olarak … Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca çocuk psikiyatristi bulunmaksızın tanzim edilip mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu bildiren 30.03.2007 tarihli, raporun TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanması hususunda geçerli ve yeterli olmaması karşısında, öncelikle mağdurenin çocuğun basit cinsel istismarı suçu nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu yada Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden yeni rapor alındıktan sonra ruh sağlığının bozulduğunun tespiti halinde eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 103/1-6, 43/1, 62/1. maddeleri aksi takdirde 5237 sayılı TCK.nın 103/1, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, kazanılmış hak saklı kalmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.