Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1081 E. 2011/6009 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1081
KARAR NO : 2011/6009
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

Irz ve namusa tasaddide bulunma ve kaçırma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2006 gün ve 2005/240 Esas, 2006/297 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece gerekçeli kararda 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda gerekli değerlendirmenin yapılması ve mahkemenin buna ilişkin gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, katılan vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Çocuğun basit cinsel istismarı suçu bakımından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mahkemece sanığın oluşa uygun şekilde işlediği kabul edilen çocuğun basit cinsel istismarı suçunun 765 sayılı TCK.nun 415. maddesinde düzenlenen ırz ve namusa tasadide bulunma suçuna temas ettiği, adı geçen suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına nazaran aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 05.10.2006 tarihiyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun
8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.