Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10885 E. 2013/4825 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10885
KARAR NO : 2013/4825
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

Hürriyeti tahdit suçundan sanıklar …, …, … ve …’ün yapılan yargılamaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerine dair Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2009 gün ve 2007/94 Esas, 2009/90 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6/1. maddesi gereğince kanunlarda öngörülen ağır hapis cezalarının hapis cezasına dönüştürülmesi ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesine göre, ağır ceza mahkemelerinin sınırlı sayılan suçlar ile on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili davalara bakmakla görevli kılınıp bu madde ile iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezası öngörülen suçlara sulh ceza mahkemelerinin bakacağına dair 10. madde kapsamı dışında kalan suçlara ise 11. madde uyarınca genel görevli asliye ceza mahkemelerinin bakacağının düzenlenmesi ve usul hükümlerinin derhal uygulanma ilkesi karşısında, Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşıldığından ve sanıklar hakkında TCK.nın 110. maddesinin uygulanmamasının yasal ve yeterli gerekçesi gösterildiğinden tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine göre, sanıkların, reşit olan mağdureyi sanık … ile evlendirmek maksadıyla zorla kaçırıp alıkoyduklarının anlaşılması ve oluşun da mahkemece bu şekilde kabul edilmesi karşısında, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 429/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve lehe kanunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 765 sayılı TCK.nın 179/2-3. maddeleri ile mukayese yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.