YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13248
KARAR NO : 2013/7951
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
Çocuğun basit cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2009 gün ve 2008/658 Esas, 2009/461 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, bu itibarla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan mahkûmiyet hükmünün temyiz kabiliyeti bulunmadığından, CMUK.nın 317. maddesi uyarınca sanık müdafiin temyiz isteminin REDDİNE,
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mağdure ile olayın görgü tanığı ve mağdurenin babası olan müşteki …’nun aşamalarda özde değişmeyen beyanları ve tüm dosya içeriğinden; olay günü babası ile lunaparka giden mağdurenin çarpışan otolara binmek istemesi üzerine, müştekinin bilet almak üzere mağdurenin yanından uzaklaştığı bu sırada sanığın elinde bulunan poşeti mağdurun arkasından bacaklarına ve kalçalarına sürttüğü rahatsız olan mağdurenin sıradan çıkarak babasının olduğu yere yürümeye başladığı, sanığın da mağdureyi takip ettiği, bu durumu gören müştekinin sanığa müdahalesi sonucu sanığın yakalandığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise bu yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm hükümden çıkartılarak yerine “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.