YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13887
KARAR NO : 2012/3093
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
Irza geçme suçundan sanıklar … ile …’in yapılan yargılamaları sonunda; ırza geçme eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek vaki şikâyet yokluğu nedeniyle davaların düşmesine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2010 gün ve 2001/152 Esas, 2010/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi nüfus müdürlüğü temsilcisi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece verilen hükmün son fıkrasında Anayasa’nın 40/2 ve CMK.nın
34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesi gerektiği halde anılan kararda başvurulabilecek kanun yolu süresinin başlangıcı tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmediğinden aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde nüfus müdürlüğü temsilcisinin kusurunun bulunmadığı nazara alınıp istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Yargılama sonucunda verilen nihai hükümle doğum tarihi 01.03.1986 iken 01.03.1982 olarak tashih edilen mağdurenin yaşıyla ilgili olarak … Devlet Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenen 26.03.2009 günlü, 1050 sayılı rapora göre suç tarihinde klinik ve radyolojik olarak 25-40 yaş aralığı içinde olduğu bildirilen mağdurenin doğum tarihi düzeltilirken dosya içinde bulunan nüfus aile kayıt tablosuna göre tashih edilen 01.03.1982 tarihi itibarıyla mağdurenin kız kardeşi …’in nüfusta tescilli olması karşısında mağdure ile kardeşi Güler’in ikiz olup olmadığı hususunda araştırma yapılarak sonucuna göre mağdure ile kardeşinin yaşları tespit edildikten sonra buna göre yaş tashihi yapılması gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mağdurenin tashih edilen yaşı itibariyle sanıkların ırza geçme eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi nazara alındığında zamanaşımı bakımından lehe olan reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğu ve anılan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4, 104/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık
asli ve ilave zamanaşımına tâbi bulunup suç tarihi olan 01.07.1997’den hüküm tarihine kadar bu sürenin geçmesi nedeniyle sanıklar hakkında görülen davaların düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, nüfus müdürlüğü temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.