YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13941
KARAR NO : 2012/12226
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
Katılan …’a karşı cinsel taciz ve yaralama, katılan …’ya karşı ise cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; cinsel taciz iddiasına konu eylemlerinin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğunun kabulü ile her iki katılana karşı bu suçtan (2 defa) ve katılan …’yi yaralama suçundan mahkûmiyetine dair Sultandağı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2007 gün ve 2005/86 Esas, 2007/17 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın komşuları olan katılan …’yu yaklaşık 3 yıldan beridir, katılan …’yi ise 3 aydır sürekli gözetlediği, dürbünle takip ettiği, fotoğraflarını çektiği, cinsel anlam içeren el işaretleri yaptığı ve onlara dönerek tuvaletini yaptığı, oluşa uygun olarak mahkemenin kabulü de bu yönde olduğu halde, sanığın her iki katılana karşı işlediği sabit olan eylemleri nedeniyle, TCK.nın 105 ve 43. maddeleri gereğince zincirleme biçimde cinsel taciz suçlarından mahkûmiyeti yerine suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak, zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da katılanların dosyaya yansıyan maddi bir zararının bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak kasten yaralama, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.