Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/13942 E. 2013/11838 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13942
KARAR NO : 2013/11838
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.05.2009 gün ve 2009/108 Esas, 2009/146 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Olay nedeniyle mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, konunun uzmanı bir doktorun ve Adli Tıp uzmanının zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. ihtisas kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla oluşturulmuş bir heyetten rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunda usulüne uygun teşekkül etmeyen bir heyetten alınan 27.02.2006 tarihli rapor esas alınarak eksik soruşturmayla hüküm kurulması;
Kabule göre de,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 18.12.1989 gün ve 1989/314 Esas, 1989/399 sayılı Kararında açıklandığı üzere, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda failin bu ağır neticeden ancak onun gerçekleşmesi halinde sorumluluğu kabul edildiğinden, bu suçların teşebbüse elverişli bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mağdura yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 35. maddesinin aynı Kanunun 61/5. maddesindeki sıraya uygun olarak, ancak 103/2 ve 103/4. maddeleri ile tayin edilen ceza üzerinden uygulanıp daha sonra 103/6. madde ile sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde 103/6. madde ile verilen cezadan teşebbüs nedeni ile indirim yapılması,
Kanuna aykırı, katılan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.