YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1434
KARAR NO : 2012/1074
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
KARAR
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar …, …, …, …, …, …, … ile …’ın yapılan yargılamaları sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetleri ile reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatlerine dair Karaman Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.02.2006 gün ve 2004/136 Esas, 2006/33 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, …, …, …, …,… müdafileri, katılanlar vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin mahkemece beyanının alınması sırasında uzman bir kişi bulundurulmaması nedeniyle CMK.nın 236/3. maddesine aykırılık yapılmış ise de, inceleme tarihi itibariyle mağdurenin 18 yaşını bitirmiş olması karşısında telafisi mümkün olmadığından tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkında reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde,
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, sanık savunmaları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında sanıkların mağdureyi rızaen alıkoyması eyleminin 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesine uygun olup cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesi gereğince 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi bulunduğu, mahkûmiyet kararı tarihi olan 23.02.2006’dan inceleme günü kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca bu suçtan açılan davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar hakkında ırza geçme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılanlar vekili ile O Yer Cumhuriyet Savcısının sair temyiz itirazlarının reddine,
-2-
Ancak;
Sanık …’in dosyada bulunan mental motor retardasyon hastası olduğuna dair sağlık kurulu raporu ile hükümden sonra sanık müdafiince temyiz dilekçesine eklenen ve sanıkta zeka geriliği bulunmasından dolayı askerliğe elverişsiz bulunduğuna dair askeri hastanece verilmiş olan rapor nazara alındığında adı geçen sanığın atılı suçu işlediği esnada cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas Kurulundan rapor aldırılarak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar …, …, …, …, … ve …’le ilgili olarak mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 765 sayılı TCK.nın 417. maddesinin karşılığı olan 5237 sayılı TCK.nın 103/3. maddesinde yer alan “birden fazla kişi tarafından birlikte” ibaresinin anılan maddeye 29.06.2005 günlü, 5377 sayılı kanunla eklenmesi karşısında suç tarihi itibarıyla 103/3. maddenin karşılaştırma işlemine esas alınamayacağı ve bu durumda 5237 sayılı TCK.nın adları geçen sanıklar lehine olduğu hususu gözetilmeksizin yazılı şekilde 765 sayılı TCK uygulanmak suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Sanık … hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden 765 sayılı TCK.nın 59/2. maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 9 ay 10 gün yerine 2 yıl 11 ay 10 gün hapis olarak fazla cezaya hükmolunması,
Sanık …’in üzerine atılı suçtan dolayı verilen hapis cezasının sonuç olarak 3 yılın altında kalması nedeniyle adı geçen sanık hakkında 15.07.2005 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 19.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 23. maddesi uyarınca mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.