YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14700
KARAR NO : 2012/12805
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
KARAR
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanıklar … ile …’nın yapılan yargılamaları sonunda; …’nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine, tehdit suçundan beraatine, …’un atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Ezine Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2007 gün ve 2006/320 Esas, 2007/95 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar tarihi 08.05.2007 olduğu halde, gerekçeli karar başlığında 22.03.2007 olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre olay günü sanıkların Mahmudiye beldesinde sokakta yürümekte olan müştekiyi zorla sanıklardan …’ın idaresindeki arabaya bindirerek hareket ettikleri ve dosya içeriğine göre epey bir süre bu şekilde yol aldıktan sonra müştekinin sözkonusu araca zorla bindirildiğini gören tanıke … ‘in jandarmaya durumu bildirmesinden sonra … köyü çıkışında jandarmalar tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek haklarında TCK.nın 35. maddesinin uygulanması suretiyle sanıkların cezalarının eksik tayini,
Katılanın aşamalardaki tutarlı ve samimi görülen anlatımlarında, olay günü otomobil ile yanına gelen sanıklardan …’un iki adet senet çıkararak kendisinden imzalamasını istediğini, kabul etmemesi üzerine bana kürt Mustafa …/…
-2-
derler, senin ciğerini söker alırım, senetleri imzala” dediğini, daha sonra sanıkların kendisini olay yerine geldikleri otomobilin arka koltuğuna zorla bindirdiklerini, sanık …’ın kullandığı otomobil ile ilerlerken yanında oturmakta olan sanık …’un kendisinden elindeki senetleri imzalamasını istediğini ve elbisesini kaldırıp belindeki tabancayı göstererek “imzalamazsan bununla beynini patlatırım” dediğini söylemesi, kolluk görevlilerince bahse konu araç durdurulduğunda sanık …’un üzerinde tabanca bulunmuş olması ve tüm dosya içeriğinden adı geçen sanığın eyleminin TCK.nın 106. maddesinin, 2. fıkrası ‘a’ bendinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu ve zincirleme şekilde gerçekleşen tehdit eylemleri nedeniyle hakkında TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 106. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, “TCK.nın 53/l-a, b, d bentlerinde belirtilen hakları ertelenen hapis cezası erteleninceye veya (TCK.nın 51/8. maddesi uyarınca infaz edilinceye) kadar kullanmaktan yoksun bırakılmalarına” karar verilerek karışıklığa neden olunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.