YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14772
KARAR NO : 2013/324
KARAR TARİHİ : 22.01.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret (2’şer kez), konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık … ile tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2’şer kez) ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; …’ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal ve hakaret suçlarından mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından beraatine, …’ın tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından beraatine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.06.2007 gün ve 2006/782 Esas, 2006/577 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri, katılanlar ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Suç tarihi itibarıyla nüfus kaydına göre 14 yaşı içerisinde bulunan katılan …’a CMK.nın 234/2. maddesine göre baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekilin 07.09.2007 tarihli temyiz dilekçesinde, sanıkların bu katılana yönelik eylemlerinden verilen beraat hükümlerini temyiz etmediği; temyizine konu sanıkların katılanlar Hatice ve Faik’e yönelik eylemlerinden kurulan mahkûmiyet hükümlerini ise temyize hakkı bulunmadığı nazara alınarak temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar müdafileri ve katılanların temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit eylemlerini silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmiş olmalarına rağmen, haklarında TCK.nın 109/3-a ve 106/2-a maddelerinin uygulanmaması ve her iki suçla ilgili birden
fazla nitelikli hal bir arada gerçekleşmiş olduğu halde, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyip, cezalarının asgari hadden tayini suretiyle noksan cezaya hükmedilmesi,
Mahkemece, sanıkların konut dokunulmazlığını ihlal suçunu cebir kullanarak ve birden fazla kişi ile birlikte işledikleri oluşa uygun olarak kabul edildiği halde, temel cezanın TCK.nın 116. maddesinin 4. fıkrası yerine, aynı maddenin 1. fıkrası ile belirlenmesi ve aynı Kanunun 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
İddianame içeriğinde olaylar sırasında sanık …’in mağdureye hakaret ettiği belirtilmekle birlikte hangi sözleri söylediğinin açıklanmaması ve mağdure Hatice ile katılan …’in de anlatımlarında sanığın mağdureye küfür ettiğini söylemekle yetinmiş bulunmaları karşısında, mağdure, sanıklar ve katılan …’a sorularak sanığın mağdureye hangi sözleri söylediği kesin olarak belirlendikten sonra bu sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılarak tüm delillerle birlikte sanık …’in hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, soyut olarak hakaret ettiğinden bahisle bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Uygulamaya göre ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da katılanların dosyaya yansıyan maddi bir zararlarının bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak her iki sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Dosya kapsamından adli emanetin 2006/291 sırasında kayıtlı bıçaklardan bir tanesinin hakkında kamu davası açılmayan Tamer Tatlı isimli şahsa ait olduğu anlaşıldığı ve bu bıçağın suçta kullanıldığı iddia edilmediği halde müsaderesine karar verilmesi,
Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında sanık … hakkında ise konut dokunulmazlığını ihlal, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezaları ertelendiği halde TCK.nın 53. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen belli haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıkların yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.