Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14805 E. 2013/1475 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14805
KARAR NO : 2013/1475
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair …. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.12.2006 gün ve 2006/271 Esas, 2006/296 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanık … hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağından sanığın önceki mahkûmiyetlerinden en ağırı olan…’nin 2002/320 Esas, 2003/28 Karar sayılı ilamı ile verilen 5 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken … Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2002 gün ve 2002/251 Esas, 2002/231 Karar sayılı ilamı verilen 1 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında hapis cezalarına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın, CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerlerine “TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar; alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecinde gösterdiği tutum ve davranışlar nedeni ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemece olumlu bir kanaate varılmamış olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları arasında CMK.nın 231/6-b maddesine göre sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması gerekli olduğundan, ulaşılan olumsuz kanaat nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 125. maddesinde düzenlenen gıyapta hakaret suçunun oluşması için en az üç kişiyle ihtilat edilmesi gerektiği, dosyada sanığın yokluğunda müştekiye hakaret ettiğine ilişkin tanık…’ın anlatımı dışında bir beyanın bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın başkaca ihtilat ettiği kişilerin olup olmadığının araştırılmadığı anlaşıldığından, Nevrez Uysal ve mağdur …’in tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.