Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/14884 E. 2013/1721 K. 22.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14884
KARAR NO : 2013/1721
KARAR TARİHİ : 22.02.2013

Basit yaralama, suçu bildirmeme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın atılı suçu bildirmeme suçundan mahkûmiyetine, sanık …’ın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçundan mahkûmiyetine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2007 gün ve 2007/312 Esas, 2007/412 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ve sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında TCK.nın 278. maddesi gereğince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden önce 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 1. bendi gereğince iki bin TL’ (2000 TL)ye kadar para cezalarına dair hükümler kesin olduğundan ve 500 YTL adli para cezası bu miktarın altında kaldığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık … hakkında TCK.nın 86/2 ve 109. maddeleri gereğince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Koşulları bulunduğu halde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hakları kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar kullanamayacağının hükümde gösterilmemesi,
Sanığın ele geçirilemeyen ve katılanın beyanı ile doktor raporunda belirtilen yaranın niteliğine göre satır olarak kabul edilen silahtan sayılan alet ile katılanı basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaralamasına, yaralama eyleminin TCK.nın 109/6. maddesinde belirtilen şekilde neticesi sebebi ile ağırlaşmış yaralama suçu kapsamında olmamasına, sanığın eyleminin kül halinde TCK.nın 109/2-3-a maddesi kapsamında tek suç oluşturmasına göre, yazılı şekilde iki suç kabulü ile hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.