Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/15 E. 2011/39 K. 13.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15
KARAR NO : 2011/39
KARAR TARİHİ : 13.07.2011

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, suç uydurma ve çocuk düşürtmeye teşebbüs suçlarından sanık …’nin yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.08.2010 gün ve 2010/187 Esas, 2010/188 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 07.07.2011 Perşembe saat 14.40’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 14.07.2011 Perşembe günü saat 13.30.’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle çocuk düşürtmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında suç uydurma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanığın kolluk görevlilerine “sokakta çöp kovasının yanında yeni doğmuş bur bebek bulduğu” şeklinde ortaya çıkan bildiriminin, kendisinin baldızı ile girmiş olduğu cinsel ilişkiden dolayı uğrayacağı tahkikatı engelleme amacına dönük olarak sarf ettiği ve sonrasında kovuşturmaya uğradığı suç ile ilgili olarak kendini savunma … sınırları içinde kaldığı, anılan bu nedenle sanığın eyleminde “suç uydurma” suçunun hukuka aykırılık öğesi gerçekleşmediği gözetilip atılı suçtan beraeti yerine yazılı gerekçelerle suç uydurma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Mağdurenin aşamalarda çelişki içeren beyanları ve sanığın olayın … ile olduğunu dair ısrarlı savunmaları ile tanık … ve sanığı kurtarmaya dönük tanıklık yapması için bir neden bulunmayan mağdurenin annesi …’in “Sanık ile mağdure arasında suç tarihlerini de kapsar şekilde aşırı bir samimiyet ve şakalaşmaların mevcut bulunduğu” yönündeki beyanları ve bunun bir yansıması olarak tanık …’ün 22.02.2010 günlü savcılık ifadesinde geçen “… Ben kızımı bu konuda uyarıyordum, o senin enişten, o kadar samimi olma diye uyarıyordum, enişte her zaman eniştedir, diye telkinde bulunuyordum. Bu yakınlaşma ve şakalaşma durumunu geçen sene fark etmiştim. Ancak son 3-4 aydır böyle bir yakınlaşma yoktu, görmedim…” şeklindeki beyanı nazara alındığında, cinsel ilişkinin zorla olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, ortaya çıkan kuşkunun sanık lehine yorumlanmasında ve cinsel ilişkinin mağdurenin rızasıyla gerçekleştiğinin kabulünde zorunluluk bulunup, sanığın eyleminin 104/1. maddesindeki suçu oluşturduğu ve mağdurenin duruşmada şikayetten vazgeçtiği gözetilerek düşme kararı verilmesi yerine yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre tutuklu sanık …’nin bihakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi hususunun mahalline bildirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13.07.2011 tarihinde verilen iş bu karar 14.07.2011 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.