YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15636
KARAR NO : 2013/11124
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2009 gün ve 2008/4 Esas, 2009/357 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihinde mağdurlar …, … ile …’nın birlikte işlettiği işyerine benzin döküp yangın çıkartmak suretiyle zarar veren sanık hakkında mala zarar verme suçundan TCK.nın 151/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezanın eylemin yakmak suretiyle işlenmesi nedeniyle aynı Kanunun 152/2-a maddesine göre iki kat artırılması sırasında anılan maddenin gerekçeli hükümde gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün yazım eksikliği kabul edilerek tebliğnamedeki 1 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
İftira, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinden önceki dönemde mağdurlar …, … ve …’nin birlikte işlettiği Türk Telekom Tahsilat işyerinde çalışıp yaşanan bazı sorunlardan dolayı işten ayrılan sanığın 07.01.2007 gecesi mevcut ihtilaf nedeniyle kızdığı mağdurlara zarar vermek maksadıyla temin ettiği bir bidon benzinle işyerinin bulunduğu binaya gidip ara katlar ile kepenk altındaki boşluktan işyerinin içerisine benzini döküp bidonu atarak tutuşturmasının ardından oksijen yetersizliği nedeniyle bidonun patlaması sonucunda komşu dükkanlarla birlikte kıyafetlerinin
de alev alması üzerine dışarı çıktığı ve etraftan gelen tanıklar … ve … tarafından taksi şoförü tanık …’ın aracına bindirilip hastaneye gönderilmesinden sonra vücudunda oluşan 2-3. derece yanıklarla ilgili yoğun bakım ünitesine alınan sanığın burada müşteki sıfatıyla yazılı ifadesini alan polis memurlarına kendisini işyerine çağıran mağdurlar … ve …’nın üzerine benzin döküp yaktıklarını beyan ettiği ve bu nedenle aynı gece Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı uyarınca nezarete alınan iki mağdurun 08.01.2007 günü şüpheli sıfatıyla çıkartıldıkları adliyede Sulh Ceza Mahkemesince yapılan sorgularını müteakip serbest bırakılmalarından sonra gerçek durumun ortaya çıkması üzerine her iki mağdura karşı işlediği iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık hakkında ceza davası açıldığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından sanığın tek eylemle mağdurlara karşı atılı suçları işlemesi sebebiyle TCK.nın 109/1 ve 267/1-2. maddeleri uyarınca belirlenen cezaların koşulları oluştuğu halde aynı Kanunun 43/1-2. maddesi ile artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve dosya kapsamına göre genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı mağdurların dosyaya yansıyan maddi zararlarının bulunmaması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.