Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/172 E. 2011/385 K. 28.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/172
KARAR NO : 2011/385
KARAR TARİHİ : 28.09.2011

Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen çocuk …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Yusufeli Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.10.2007 gün ve 2006/43 Esas, 2007/28 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı zamanaşımı süresi içerisinde dosya ele alınarak dava açılması mümkün görülmüştür.
Mağdurenin anlatımı, buna atfen annesi müştekinin beyanı ve dosya içeriğinden eylemin cebirle işlendiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinde 6 yaş içerisinde olup, ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca rapor alınması gerekli görülen mağdure hakkında, bir adli tıp uzmanı tarafından ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin verilen rapor mevcut ise de; mağdure ve annesi kovuşturma aşamasında dinlenmediklerinden bu konuda bilgi ve gözleme dayalı bir belirlemenin bulunmadığı da gözetilerek, bu konuda Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül edecek İhtisas Kurulundan mağdurenin olay nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda rapor alınıp, 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulama alanı bulup bulmayacağının saptanmasından sonra uygulama yapılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.