Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/17362 E. 2011/5516 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17362
KARAR NO : 2011/5516
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.04.2011 gün ve 2011/306 Esas, 2011/90 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılması talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 21.12.2011 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … vekili Av. …’ın bila tarihli mazeret dilekçesinde İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/464 Esas sayılı dosyasında tutuklu sanık Atilla Kurul müdafii olarak İstanbul’daki duruşmaya katılmak zorunda olduğundan bahsetmiş ise de; dilekçe ekindeki onaysız fotokopisinin Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/270 Esas sayılı tutuklu sanık Erdal Kara’ya ait duruşma tutanağının eklendiği görülmekle mazeret belgelenmediği gibi Yargıtay’daki duruşmaların öncelik arz etmesi sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaasına göre Av. …’ın mazeretinin reddiyle DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Oluşa uygun şekilde sanığın, mağdure Kezban’a karşı çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediğinin, mağdure …f’e karşı ise de nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğinin kabulüne ve gerekçe bölümünde de belirtilmesine rağmen, kısa hükümde sanığın mağdure Elif’e karşı eylemleri bölümüne mağdure Kezban’ın, mağdure Kezban’a karşı eylemleri bölümüne de mağdure Elif’in adının yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Beden veya ruh sağlığının bozulması sonucunu doğuran cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma biçimini gösteren ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamı ile TCK.nun 61. maddesinin 4 ve 5. fıkraları hükümleri karşısında, TCK.nun 103/1-a ve103/2. maddeleri ile belirlenen cezalar üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak miktarın 103/6. madde ile tayin edilen ceza süresine eklenmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı kararında açıklandığı üzere; mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin raporun, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten alınması gerekirken, Adli Tıp Kurumu Kanununun 7/f ve 23/B. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığının 28.01.2011 ve 14.01.2011 tarihli raporlarına dayanılarak karar verilmesi,
Sanığın adli sicil kaydına konu olan 12.03.2009 tarih ve 2004/1880 Esas, 2009/220 Karar sayılı ilam getirtilerek tekerrüre esas olup olmadığı irdelenmeden, 01.05.2008 tarih ve 2007/307 Esas, 2008/458 Karar sayılı ilam ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle, 1412 sayılı CMUK.nun 305/2. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden sanık hakkında mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.