Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/190 E. 2011/420 K. 30.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/190
KARAR NO : 2011/420
KARAR TARİHİ : 30.09.2011

Reşit olmayan bir kimseyle rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve bu suçları iştirakten sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2007 gün ve 2004/897 Esas, 2007/1055 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ve süresinden sonra sanıklar İrfan ve İlhan müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar İrfan ve İlhan müdafiin 25.12.2007 tarihinde sanıkların yüzüne karşı tefhim edilen hükmü 19.02.2008 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmış ise de; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.02.2007 gün 2007/46-39 ve 13.02.2007 gün 2007/8-31 sayılı kararlarına göre, hazır olan sanıklar İrfan ve İlhan’ın yüzüne karşı verilen kısa kararda temyiz süresinin başkaca bu konuda açıklama yapılmaksızın “tefhim ve tebliğden” itibaren başlayacağı yazılıp başvuru süresinin tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmemesi nedeniyle süresinden sonra yapılan temyiz isteminin, eski hale getirme yoluyla açılmış temyiz davası sayılmak suretiyle temyiz isteği kabul edilip, inceleme yapılması gerektiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki temyiz talebinin reddi yönündeki düşünceye iştirak edilmeyerek temyizin süresinde olduğunun kabulü ile gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında, 15 yaşını tamamlayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanık …’ın ve bu eyleme iştirak ettikleri belirtilen sanıklar … ve …’in aynı Kanunun 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve anılan Kanunun 7/1. maddesi dikkate alınarak sanıkların reşit olmayan kimseyi rızasıyla

kaçırıp alıkoyma suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiği halde, mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
Dosya içeriğine göre sanıkların, 15 yaşını tamamlamış mağdureye yönelik gerçekleştirdikleri kabul olan eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine uyan takibi şikayete bağlı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, MK.nun 16. maddesine göre kişiye sıkı sıkı bağlı haklardan olan şikayet hakkını kullanmak için kanuni temsilcilerinin iznine gerek olmayan mağdurenin 26.01.2005 tarihli kollukta alınan beyanında babası olan sanık …’den şikayetçi olmadığını beyan ettiği, TCK.nun 73/5. maddesi uyarınca iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğerini de kapsayacağı anlaşıldığından, sanıklar hakkında açılan bu suça yönelik kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 73 ve 5271 sayılı CMK.nun 223. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar İrfan ve İlhan müdafii ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre CMUK.nun 325. maddesi uyarınca hükmü temyiz etmeyen sanık …’a da TEŞMİLİNE, 30.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.