YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19242
KARAR NO : 2011/5886
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.05.2011 gün ve 2011/82 Esas, 2011/163 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21.01.2010 gün, 2010/9307 Esas ve 2011/263 Karar sayılı ilamıyla; olaya ilişkin hazırlık evrakı ve bir kısım evrak suretlerinin dosya arasında bulunmaması nedeniyle, Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.2008 gün ve 2005/358 Esas, 2008/282 Karar sayılı dava dosyasının dosya arasına alınmasından sonra, dosya içeriğine göre, mağdurenin alınan raporunda kızlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkukiyet gözönünde bulundurularak, dosyada bulunan doktor raporları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek kızlığının bozulmasından dolayı beden sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda mütalaa alındıktan sonra, 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının saptanması, suç tarihinde 15 yaşını tamamladığı kabul edilen mağdureye yönelik cebirin suçun unsuru olmasına göre 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilip orantılılık ilkesine uygun davranılmak suretiyle belirlenecek cezalara göre, lehe kanunun tespit edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, Isparta Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 25.06.2008 tarih 208/349 sayılı post-travmatik stres bozukluğunda kısmen düzelmenin de mevcut olduğunu mütalaa eden yetersiz raporu esas alınmak suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 103/6 ve cebir nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanacağı kabul edilerek, orantılılık ilkesine de aykırı olarak tespit edilen cezalar esas alınarak lehe yasanın belirlenmesi suretiyle eksik inceleme ve yanılgılı uygulama ile yazılı şekilde hüküm tesis edildiğinden bahisle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkemece kurulan 30.03.2010 günlü ilk hükmün bozulmasını karar verilmiş ise de;
Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2008 gün ve 2005/358 esas ve 2008/282 karar sayılı dosyasının bir bütün halinde dosya arasına alınmaması sûretiyle soruşturma aşamasına ilişkin ve anılan dosyanın duruşma tutanaklarından müteşekkil bir kısım evrakın dosya arasına alınmadan ve bozma ilamında belirtilen olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle, suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve şimdi elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkûkiyet sorununa yanlış anlam verilerek, dosyada bulunan doktor raporları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilip eylem nedeniyle kızlığının bozulmasından dolayı beden ve ruh sağlığında, bozulma olup olmadığı hususunda mütalaa alınmadan yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
Kabule göre de;
Lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 103/2. maddesiyle temel ceza tayin edilirken asgari had 1/4 oranında aşıldığı halde, mukayeseye esas olmak üzere 765 sayılı TCK.nun 416/1. maddesi ile uygulama yapılırken alt sınır 3/7 oranında aşılmak suretiyle oranlılık ilkesine uyulmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.