YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20324
KARAR NO : 2013/10588
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2009 gün ve 2008/81 Esas, 2009/303 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanunun 61. maddedeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanıkların zincirleme biçimde kasten işledikleri nitelikli cinsel istismar suçları neticesinde gerçekleşen ve sorumlulukları için en az taksir derecesinde bir kusurlarının bulunması gereken TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6. maddesi ile tayin edilen ceza üzerinden değil, bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezalara eklenmesi ile sonuç cezaların tayini gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurun muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna itibar edilerek karar verilmesi ise de sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.