Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2099 E. 2012/2646 K. 06.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2099
KARAR NO : 2012/2646
KARAR TARİHİ : 06.03.2012

Irza geçme ve reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan beraatlerine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.03.2006 gün ve 2005/325 Esas, 2006/45 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
18.08.1955 doğumlu sanık …’nin gerekçeli karar başlığında doğum tarihinin 18.08.1995 olarak, 02.03.2006 olan karar tarihinin gerekçeli kararda 02.03.2005 olarak yazılmaları mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Mağdurenin olayın hemen akabinde karakola müracaat ederek bir bayan ile elinde telsiz olan … adlı bir erkek şahsın ben memurum diyerek ve elindeki dilekçesini alarak sana yardımcı olacağız diyerek Karaçay mahallesindeki altında bar bulunan bir evin ikinci katına götürdüklerini, sanık …’ın seni pazarlayalım yine seninle evleneceğim diyerek yan odaya götürüp buluzunu yırtarak zorla tecavüz ettiğini belirterek olay mahalli evi göstermesi ve bilahare sanıkları teşhis etmesi, sanık …’ın mağdure ve diğer sanık …’yi tanımadığını beyan etmesine karşılık, sanık …’ın 06.07.2005 tarihli savcılık ifadesi ile 20.10.2005 ve 22.02.2006 tarihli mahkeme ifadelerinde özetle; kendini … olarak tanıtan sanık …’ın yanında mağdure ile eve geldiklerini, fuhuş amacıyla evine gelenlerden para aldığını, sanık …’ın mağdure ile odaya geçtiklerini, oda da ne yaptıklarını bilmediğini, odadan çıktıklarında önceden yırtık olmayan mağdurenin buluzunun koltuk altının yırtılmış olduğunu gördüğünü, mağdureye giymesi için kazak ve terlik verdiğini,
ancak mağdurenin giymediğini belirten beyanları, karakola ilk müracaatı alan polis memuru tanık…’in mahkemedeki 02.03.2006 tarihli beyanında mağdurenin elinde telsiz olan bir polisin, kandırarak bir barın üst katında kendine zorla tecavüz edildiğini belirttiğini ifade etmesi, tanık …’ün 13.06.2005 tarihli savcılık ve 02.03.2006 günlü mahkeme ifadelerinde sanık …’ı tanıdığını, sanığın mağdureyi sanık …’nin evine götürdüğünü duyduğunu, yine sanık …’ın kendisine, mağdure …’nın biraz manyak olduğunu söylediğini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle mağdurenin aşamalarda değişmeyen beyanlarının mevcut delillerle desteklendiği, böylelikle sanık …’ın mağdurenin akıl hastalığını bildiği ve bu durumundan yararlanarak zorla ırzına geçip alıkoyduğu anlaşılmakla, sanık …’ın atılı suçlardan lehe kanun belirlenip cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde sanık … hakkında oybirliğiyle, sanık … hakkında oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Onaylı nüfus kaydına göre 30.11.1981 doğumlu olup suç tarihinde 23 yaşında bulunduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi sonucu verilen Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 28.12.2005 tarihli raporunda şizofreni hastası olduğu, ifadelerine diğer delillerle desteklendiği takdirde ana hatları ile itibar edileceği ve durumunun hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceğinin bildirilmesi ve dosya içeriği karşısında sanık …’ın mağdurenin bu akıl hastalığını anlamamış
olabileceği bunun aksine yeterli kanıt mevcut olmadığı, bir kısım tanık anlatımlarının mağdurenin beyanına atfen verilmiş ifadeler olduğundan bunlara itibar edilemeyeceği, tanık …’ün sanığın kendisine mağdurenin biraz manyak olduğunu söylemesi mağduredeki akıl hastalığını anlamış olduğu manasına yorumlanamayacağı gözetilerek, sanık …’ın eylemlerini mağduredeki akıl hastalığını bilerek işlediğine dair şüpheden uzak ve mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığından, mağdurenin yaşı da nazara alınarak beraatine dair verilen hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.