Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2131 E. 2012/2558 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2131
KARAR NO : 2012/2558
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

Irza geçmeye teşebbüs ve geceleyin mesken masuniyetini ihlal suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçu ile atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.05.2006 gün ve 2005/180 Esas, 2006/79 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
30.09.2004 tarihli iddianame ve 17.05.2005 tarihli görevsizlik kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davası hakkında mahkemesince herhangi bir karar verilmemiş ise de; 765 sayılı TCK.nın 482/2. maddesinde düzenlenen suçun, aynı Kanunun 102/4 ve 104. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmıştır.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre eylemin zora dayalı olduğu anlaşıldığından ve hükümdeki gerekçe de yeterli görüldüğünden, tebliğnamedeki 1 nolu bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, ceza mahkûmiyetinin sonucu olan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesine hükümde yer verilmemesi bu husus infazda nazara alınabileceğiden bozma sebebi sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkındaki geceleyin mesken masûniyetini ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa yüklenen geceleyin mesken masûniyetini ihlal suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, mahkûmiyet hükmünün verildiği
30.05.2006 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.