YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2152
KARAR NO : 2012/2637
KARAR TARİHİ : 06.03.2012
Irza geçmeye teşebbüs ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve …’un yapılan yargılaması sonunda; sanık …’un atılı suçlardan beraatine, sanık …’ın ise mahkûmiyetine dair Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.03.2006 gün ve 2005/96 Esas, 2006/66 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … müdafiin, beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan temyizinde sanığın hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin CUMK.nın 317. maddesi gereğince; sanık …’e yönelik tayin edilen cezaların miktarlarına göre, sanık müdafiin süresinden sonra yaptığı duruşma isteğinin de CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … hakkında kurulan hükümlerle sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddeden hüküm kurulması suretiyle karma uygulama yapılarak hükümlerin karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki “5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “Sanığın 765 sayılı TCK.nın 31. maddesi uyarınca 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında ırza geçmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 103/2,35 ve 62. maddeleri ile 765 sayılı TCK.nın 416/1,61 ve 59. maddeleri en lehe şekilde uygulanıp karşılaştırma yapıldığında 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olmasına karşın, mahkemece 765 sayılı TCK.nın 416/1, 61, 59. maddeleri gereğince hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Mahkemece sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddeden hüküm kurulması suretiyle karma uygulama yapılarak hükümlerin karıştırılması,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.