YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21658
KARAR NO : 2013/7262
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
Irza geçme suçuna sürüklenen çocuklar …, … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetlerine dair … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.02.2010 gün ve 2004/1593 Esas, 2010/22 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih ve 2009/1 – 85/242 sayılı Kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerekeceği, ancak dosya kapsamı itibarıyla sanıkların yararlarının birbirine uygun olduğu anlaşıldığından ve ayrıca mağdurenin olayın hemen akabinde alınan 10.08.2004 tarihli beyanına, yine aynı tarihli teşhis tutanağı içeriğine ve olayda kullanılan bıçağın suça sürüklenen çocuk …’in üzerinde ele geçirilmesine göre de, … hakkında beraat kararı verilmesi yönünde tebliğnamadeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün; önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Adli Tıp Kurumu … İhtisas Kurulunun 22.06.2009 tarihli raporuyla olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanmaması,
Suça sürüklenen çocuklar mağdureye karşı fikir ve eylem birliği içinde aynı mekanda birbirini takiben nitelikli cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdikleri dosya kapsamından anlaşılmakla, bizzat işledikleri eylemlerden ayrı olarak diğerlerinin eylemlerine de 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi anlamında katılmış olmalarından dolayı 5237 sayılı TCK.nın 102/2 ve 102/3a-d maddelerine göre belirlenecek cezalarının zincirleme suç hükmü nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca da artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.