YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21809
KARAR NO : 2013/11055
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
Müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak ve müstehcenlik suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nun yapılan yargılaması sonunda; müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak suçundan mahkûmiyetine, müstehcenlik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İncirliova Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.03.2010 gün ve 2008/189 Esas, 2010/140 Karar sayılı hükümlerin süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Suça sürüklenen çocuk hakkında müstehcenlik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kâbil kararlardan olup temyiz yeteneği bulunmadığı anlaşıldığından, bu suça ilişkin temyiz isteminin CMK.nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz niteliğinde kabul edilip gerekli karar merciince mahallinde verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin sanık müdafiin müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak suçuna ilişkin temyiz talebi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Kayden 17.06.1993 doğumlu olan ve suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2-3. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun aldırılması gerektiği, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğu ve yönetmeliğin 20/4. maddesinde ise hakimin bu konuda tam kanaat sahibi olamadığı durumlarda adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş alması gerektiği gözetildiğinde, 17.03.2008 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalından alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması ve 5271 sayılı CMK.nın 185. maddesi gereğince 18 yaşını doldurmamış sanık hakkında duruşmanın kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanması gerektiği, mahkemece yargılamanın kapalı yapılmasına rağmen hükmün açık tefhimi, inceleme gününde suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurmuş olması karşısında, yeniden sosyal hizmet uzmanından rapor alınmasının telafisinin mümkün olmadığı ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, TCK.nın 226/3-c.1 maddesinde hapis cezası yanında ayrıca adli para cezası da öngörüldüğü halde, adli para cezasına hükmedilmemesi karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.