YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22108
KARAR NO : 2012/2004
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Müstehcenlik suçundan sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; müstehcen içerikli CD satmak suçundan mahkumiyetine dair Ümraniye 5. Asliye Mahkemesinden verilen 06.11.2009 gün ve 2009/2077 Esas, 2009/1045 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünülü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4/1-b maddesine göre temel adli para cezasının 2.860 TL yerine, 5837 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Lehe kabul edilen 765 sayılı Kanuna göre temel ceza belirlendiği halde sonraki uygulamalarda 5237 sayılı TCK. hükümleri tatbik edilerek karma uygulama yapılması,
Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkartılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle ve sanığın adli sicil kaydı da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın sanığın eylemine uyan 426. maddesi hükmü ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın eyleme uyan hükmünün lehe aleyhe yasa değerlendirmesine tâbi tutularak her iki kanundan somut uygulama gösterilerek buna göre lehe kanunun belirlenip uygulanması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maaddesi gereğince BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.