Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/22143 E. 2013/10242 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22143
KARAR NO : 2013/10242
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2009 gün ve 2009/46 Esas, 2009/121 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin sanık … ile arkadaşlık yaptığı dönemde rızasıyla kaçıp kendi istekleri ile cinsel ilişkiye girdiği, akabinde resmî nikahın da yapılıp üç çocuklarının bulunduğu ve evliliğin de halen devam ettiği olayda, kayden …doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını henüz bitirmeyen mağdure ile ilgili olarak, sanığın savunmasında mağdureyi 16 yaşında bildiğini, 15’den küçük olduğunu bilmediğini beyan etmesi, Adli Tıp raporlarında da belirtildiği üzere bazan hormonel, genetik ve beslenme gibi nedenlerle kemik yaşının kayıt yaşından farklı olabileceğinin bilinmesi, mahkemece de yapılan gözlemde de mağdurenin 160-165 cm boylarında tespit edilmesi karşısında, TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı ve içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumların da dikkate alınarak mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmenin mümkün olup olmadığı araştırılarak, bu yönden gözlem ve tespit yapılarak bu konuda gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak tüm verilerle birlikte değerlendirme yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, … tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
Suç tarihi olan …’da hastane doğumlu 13 yaş 11 aylık mağduru rızasıyla …’dan … ilçesine kaçıran, burada 3 gün süreyle alıkoyup bir defa rızaen ilişkide bulunan, savcılık ifadesinde mağdurla ilişkiye girmediğini söylemesine rağmen, … tarihli mahkemedeki savunmasında ise rızaen ilişkiye girdiğini kabul eden, … tarihinde mağdur ile resmen evlenen ve evlenme sonrası mağdurla beraber …tarihli duruşmaya gelerek mağdurla ilişkiye girmedikleri (mağdurun 16 yaşında olduğunu zannediyordum) şeklindeki sanık beyanı karşısında;
Mağdurun …tarihli ifadesinde sanıkla ilişkiye girdiğini, yine …. tarihinde mahkemede ilişkiye girdikleri şeklindeki beyanı ve alınan doktor raporundaki 2,5 cm’lik fehvaya sahip olması ve son 3 gün içinde ilişkiye girdiği yolundaki Adli Tıp raponundaki açıklamalar doğrultusunda delilleri usulünce takdir ederek her iki suçtan oluş ve kabule uygun mahkûmiyet hükmü kuran mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan dosya kapsamıyla bağdaşmayan, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında bahsetmediği, mahkemenin re’sen mağdurun doğum kaydından büyük gösterdiği yönünde tespit yapmadığı sadece mağdurla … tarihinde resmen evlendikten ve olaydan 3,5 yıl sonra … günlü duruşmada mağdurun 16 yaşında olduğunu zannediyorum şeklinde beyanda bulunan sanık ifadesinden yola çıkarak, TCK.nın 30. maddesindeki hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.