YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22349
KARAR NO : 2012/4435
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan ayrı ayrı mahkûmiyetine dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2009 gün ve 2007/4 Esas, 2009/212 Karar sayılı cinsel istismar suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesinin sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmesi ve sanık müdafiin de incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmesi üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 07.03.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelemesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdure tarafından kullanıldığı belirtilen … ve … nolu telefonlarla olayın ortaya çıktığı tarihin öncesi ve sonrasında günün muhtelif saatlerinde yapılmış çok sayıda arama ve mesaj kaydı bulunan …, …, …, … ve … … isimli kişilerin, mağdurenin olayı annesine anlatımı sırasında orada bulunduğu belirtilen teyze …’ın ve mağdurenin daha önce evden kaçtığı ve gece vakti boş bir inşaatta bulunup kendisine teslim edildiği belirtilen dayısının, iddia ve savunmaların doğruluğunun tespiti açısından, mağdureyi tanıyıp tanımadıkları,
aralarında arkadaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve olaylara ilişkin bilgi ve görgülerinin olup olmadığı hususlarında tanık olarak dinlenmelerinden, sanığın, “mağdurenin evden kaçtığını polise bildirmiştik” şeklindeki beyanının kolluktan sorulup araştırılmasından ve mağdurenin kızlık zarında yırtık olup olmadığı hususunda alınan iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için adli tıptan yeniden rapor aldırılmasından sonra tüm bunlarla birlikte dosya kapsamı değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kanuna aykıra, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2012 tahinde oybirliğiyle karar verildi.