YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24
KARAR NO : 2011/29
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve … Numan Beyazıt‘ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2010 gün ve 2010/3 Esas, 2010/296 Karar sayılı sanık …’in cinsel istismar suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmesi ve incelemenin de sanık … müdafii tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 07.07.2011 Perşembe saat 13.40’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnamelere dayanarak sanık … adına gelen Av. … ve Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafiileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 14.07.2011 Perşembe günü saat 13.30’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suçların oluşumuna ve niteliğini belirlemeye etkisi bakımından, doğumdan uzun süre sonra nüfusa kaydedildiği anlaşılan mağdurenin, ilgili merciinden doğum tutanağının onaylı sureti getirtilip, resmi bir kurumda doğmadığının saptanması halinde, mağdurenin yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek, tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanınında bulunduğu sağlık kurulu raporunun aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan görüş sorulup, mağdurenin suç tarihindeki yaşı belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri lüzumu,
Hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 23.11.2009 tarihli “mağdurenin kendisine yönelik işlendiği iddia edilen cinsel istismar eylemine karşı ruhsal açıdan kendisini savunamayacağı” şeklindeki raporu ile dosya içinde mevcut çoğunluğunu aynı kişilerin oluşturduğu heyetçe 20.10.2010 tarihli “mağdurenin iddia edilen cinsel istismar eyleminin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişmiş olduğu, beden ve ruhi bakımdan kendisini savuna bilecek durumda olduğu” na ilişkin raporun birbiri ile çeliştiği gözetilmeden, mağdure ile birlikte dava dosyası Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilerek, ilgili ihtisas kurulundan suç tarihinde mağdurenin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediğine ilişkin rapor alındıktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Aynı zaman ve mekanda önce sanık …’ın, sonrada sanık …’ın nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdikleri, sanıkların bizzat işledikleri eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine de katılmış olmalarından dolayı haklarında bu suçun nitelikli hali olan Türk Ceza Kanunu’nun 103/3. maddesi ile birlikte aynı Kanun’un 43/1. maddesinin de uygulanması gerektiği, cinsel istismar suçundan kurulan hükümde sanık … hakkında aynı Kanunun 43/1. maddesinin de uygulanması, sanık … yönünden ise, bu eylemi daha önce de gerçekleştirdiğinden 43. maddeden teşdiden artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ve sanık … müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ceza miktarı itibari ile sanıkların kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Kanun maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11.07.2011 tarihinde verilen iş bu karar 14.07.2011 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık … müdafii Av. Erdem Yiğit’in yüzüne karşı Av….’ın gıyabında tefhim olundu.