Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2740 E. 2012/5212 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2740
KARAR NO : 2012/5212
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

Irza geçme suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2006 gün ve 2004/398 Esas, 2006/231 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin 18.08.2004 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında, uyurken bir acı ile uyanıp baktığında sanığı yatakta üzerinde kendisine tecavüz ederken gördüğünü ifade ile kendisinin yatakta yüzükoyun yattığı için ona karşı koymakta zorlanıp ağladığını ve bağırdığını söylemiş, duruşmada ise ne şekilde yatmakta olduğundan bahsetmeyip olayı anlatıp, hazırlık ifadesinin doğru olduğunu beyan etmiş olması karşısında, mağdurenin beyanlarındaki bir kısım belirsizliğin giderilmesi bakımından mağdure tekrar dinlenerek, sanığın livata suretiyle mi yoksa vajinal yoldan mı eylemi gerçekleştirdiğini, bu sırada kendisinin ilk ifadesinde belirttiği gibi yüzü koyun yatmakta idiyse dühulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin kendisine sorulup saptanmasından sonra ırza geçme eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle tayin ve takdir edilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile suçun tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,Uygulamaya göre de;
Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve fıkrasında sayılan kendi alt soyu üzerindeki velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, infaz süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.