Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2762 E. 2011/4358 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2762
KARAR NO : 2011/4358
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

Basit cinsel saldırı suçundan sanık … yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair, Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2006 gün ve 2006/141 Esas, 2006/298 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece verilen 14.06.2006 gün ve 2006/141 Esas, 2006/298 Karar sayılı hükmün son fıkrasında Anayasa’nın 40/2 ve CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesi gerektiği halde, anılan kararda başvurulabilecek kanun yolu süresinin başlangıcı gösterilmediğinden, aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde katılan vekilinin kusurunun bulunmadığı nazara alınıp istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın ruh sağlığına ilişkin olarak Çanakkale Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 25.10.2005 tarihli iş göremezlik belgesinde katılanda anksiyete rahatsızlığı tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten katılanın ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hükme varılması,
Katılanın çalıştığı temizlik şirketinde şef olan sanığın, atılı eylemi hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği halde,
sanık hakkında TCK.nun 102/3-b maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.