YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3345
KARAR NO : 2012/6900
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
Reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 2005/164 Esas, 2006/515 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin akıl sağlığına ilişkin 2 psikiyatri uzmanı tarafından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama hastanesindeki 25.04.2005 tarihli “orta düzeyde mental geriliğinin bulunduğu ve söz konusu olayla ilgili eylemleri kavrayabilecek zekada olduğu” belirtilen raporda, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile suç tarihi itibarıyla kendisinde herhangi bir akıl hastalığı veya zayıflığı bulunup bulunmadığı, var ise suçun ahlaki redaetine müdrik olup olmadığı ve ruhsal yönden muktedir bulunup bulunmadığı, bu hastalığın hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, ifadelerine itibar edilip edilemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten rapor alındıktan sonra, hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Uygulamaya göre de;
Mağdurenin suç tarihinde 22 yaşında olmasına rağmen lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılırken 18 yaşından küçük gibi değerlendirme yapılarak 102/2. maddesi yerine 103/2. maddesi uyarınca karşılaştırmanın yapılması ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde de yaş sebebi ile 109/5. madde ve fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.