YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3685
KARAR NO : 2012/8953
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine, üzerine atılı tehdit suçundan ise beraatine dair Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2006 gün ve 2006/20 Esas, 2006/262 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığa atılı suçun oluşumu ve unsurlarına etkisi bakımından, mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının araştırılması kapsamında alınan, … Üniversitesi … Tıp Fakültesi Hastanesinin 28.03.2006 tarihli rapor içeriğine göre suç tarihinde 17 yaşında olduğu anlaşılan mağdurenin yaşına ilişkin nüfus kaydının tashihine engel bir hal bulunup bulunmadığı araştırılarak, engel hal yoksa yaş tashihine karar verilip gerekçeli kararda da gösterilerek buna göre suç vasfının tayini gerekirken, yaş tashihi yapılmadan mağdure 17 yaşında kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.