Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3786 E. 2012/9035 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3786
KARAR NO : 2012/9035
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; konut dokunulmazlığının ihlâli eylemi mesken masuniyetini ihlal kabul edilerek her iki suçtan mahkûmiyetine dair Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 gün ve 2005/130 Esas, 2006/8 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Kasıtlı bir suçtan sanık hakkında hapis cezası verildiği halde TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.06.2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere 53. maddede belirtilen hak yoksunluklarının mahkûmiyetin kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında uygulanması mümkün bulunduğundan bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında mesken masuniyetini ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği mesken masuniyetini ihlal suçunun 765 sayılı TCK.nın 93. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi bulunduğu, karar tarihi olan 14.02.2006’dan inceleme gününe kadar bu sürenin
gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca bu suçtan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.