YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/38
KARAR NO : 2011/62
KARAR TARİHİ : 18.07.2011
Ruh ve beden sağlığı bozulacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve eziyet suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kozan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.12.2010 gün ve 2009/190 Esas, 2010/197 Karar sayılı çocuğun cinsel istismarı sucu yönünden re’sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 14.07.2011 Perşembe saat 13.40’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eziyet suçundan kurulan hükmün ONANMASINA.
Ruh ve beden sağlığı bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Türk Ceza Kanunu’nun 103/2,3,4.maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası tesis edildiği, aynı Yasanın 49. maddesi uyarınca 103/6. maddesinde öngörülen ceza miktarının 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası olduğu gözetilmeden sanığa tayin edilen 22 yıl 6 ay hapis cezasına 103/6. maddesi uyarınca 2 yıl daha eklenmek suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan re’sen de temyize tabi olan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemesi Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus netice cezanın TCK.nun 61/7. maddesi uyarınca 30 yıla indirilmesi karşısında yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarındaki “103/6. maddesinin tatbikiyle verilen hapis cezasının takdiren 2 yıl arttırılarak 24 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin çıkarılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.