YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4209
KARAR NO : 2012/7384
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in … olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine, her iki sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise beraatlarına dair Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2007 gün ve 2006/134 Esas, 2007/57 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında CMK.nın 236/3. maddesi uyarınca psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmaması nedeniyle, CMK.nın 236/3. maddesine aykırılık yapılmış ise de, inceleme tarihi itibarıyla mağdurenin 18 yaşını bitirmiş olması karşısında telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar Recep ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında … olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdureye yönelik eylemlerini değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştiren sanık hakkında TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Sanığın eylemine uyan … olmayanla cinsel ilişki suçunun TCK.nın 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişiklikten önce gerçekleştiği ve TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde, koşulların varlığı durumunda hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK.nın 231/5. maddesi gereğince, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.