YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4327
KARAR NO : 2012/7789
KARAR TARİHİ : 06.07.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde ırza geçme suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.02.2008 gün ve 2005/118 Esas, 2008/44 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, usulüne uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulu raporuna itibar edilerek TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Mağdurun soruşturma aşamasında alınan beyanında fiili livatanın bir kez gerçekleştiğini ve bu olaydan bir gün sonra sanığın kendisini öptüğünü ifade etmesi; talimatla alınan 30.12.2005 günlü beyanında sanığın ilk eylemden hemen sonra kendisini pencerenin önüne götürerek penisini ikinci defa soktuğunu, salona çıktıklarında ise iki defa öpmek istemesine karşın sanığı ittirerek engel olmaya çalıştığını belirtmesi, 25.01.2008 günlü oturumda ise fiili livatanın bir kez gerçekleştiğini ifade ederek öpme eyleminden söz etmemesi karşısında; sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylem sayısı ve zamanı kesin olarak tespit edilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca tayin edilen cezanın aynı Kanunun 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.