Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/452 E. 2011/4322 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/452
KARAR NO : 2011/4322
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

Irza geçme suçundan sanıklar …, … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs etmekten mahkûmiyetlerine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2005 gün ve 2003/143 Esas, 2005/173 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … haklarındaki hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Savunma, tanık anlatımları olaydan bir gün sonra mağdurun adli tıp uzmanınca muayenesi sonucu … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 11.07.2003 tarihli raporda “fiili livatanın tıbbi delillerinin bulunmadığına” ilişkin tespit ve tüm dosya içeriğine göre, sanık …’nun eyleminin teşebbüs aşamasında, diğer sanık …’ın eyleminin ise sanık …’nun eylemine doğrudan iştirak niteliğinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamede bu hususlara ilişkin bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan sanıklar … ve … haklarındaki mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … ile ilgili temyize gelince;
Sanığın aşamalardaki suça katılmadığına ilişkin savunmaları, tanıkların ve özellikle tanıklardan … soruşturma evresindeki anlatımı ve tüm dosya içeriğinden, diğer sanıklar … ve …’ın mağduru ilerde bir yere götürmeleri sonrası ne olup bittiğini merak ederek o tarafa yaklaşıp, istinat duvarı üzerinden olayın geçtiği tarafa bakarken bir kısım tanıkların o yöne gelmesi üzerine diğer sanıkların arkadaşı olduğu düşünüldüğünde sanık …’in de kaçmasının bu suça katıldığının kanıtı olamayacağı ve suça katıldığına dair
savunmasının aksine, kesin ve inandırıcı bir kanıt elde edilemediği gözetilerek, sanık …’in beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.