Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/454 E. 2011/4194 K. 25.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/454
KARAR NO : 2011/4194
KARAR TARİHİ : 25.11.2011

Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve … yapılan yargılamaları sonunda; … atılı suçlardan mahkûmiyetine, diğer sanığın ise beraatine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2005 gün ve 2004/312 Esas, 2005/263 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçu için öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, sanık …’ın mahkûmiyetine karar verilen 07.11.2005 ve sanık …’in sorgusunun yapıldığı 13.01.2005 tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Irza geçme suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmuş ise de; sanık …’un üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı eylemini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 103/2, 43/1 ve 62/2. maddelerinin en lehe tatbikinde dahi, 765 sayılı Kanun uyarınca verilen hükmün lehe olması ve suçun sonucunda mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının araştırılmamasının ise lehe kanunun belirlenmesi bakımından sonuca etkili olmayacağının anlaşılması nedeniyle tebliğnamedeki bu nedenle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraati kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık … hakkındaki mahkûmiyet ve sanık … hakkındaki beraat hükümlerinin ONANMASINA, 25.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.