Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/475 E. 2011/3970 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/475
KARAR NO : 2011/3970
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoymaya teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçuna teşebbüs ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.01.2006 gün ve 2005/406 Esas, 2006/46 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle, sanığın lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün verildiği 31.01.2006 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoymaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümde lehe aleyhe kanun değerlendirmesi sırasında; 765 sayılı TCK.nun 429/1. maddesi uyarınca asgari hadden 1 katı oranında artırım yapılarak temel ceza belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 109/2. maddesi ile temel cezanın
tayini sırasında asgari had yarı oranında aşılarak oranlılık ilkesine uyulmaması, keza 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı şekilde 765 sayılı Kanuna göre uygulama yapılırken teşebbüs nedeniyle indirim yapıldığı halde, 5237 sayılı Kanuna göre teşebbüs hükümleri uygulanmamak sûretiyle lehe kanunun denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.