Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/513 E. 2011/3965 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/513
KARAR NO : 2011/3965
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

Irza geçme ve bu suça iştirak suçlarından sanıklar …, … ve … bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; atılı bulunan eylemlerinin müessir fiil suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar … ve …’nin beraatlerine, sanık …’in mahkûmiyetine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2005 gün ve 2005/24 Esas, 2005/155 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı kararı ile iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, sanık … hakkındaki müessir fiil suçundan kurulan hükmün, temyiz kabiliyeti bulunmadığından CMUK.nun 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz isteminin REDDİYLE, incelemenin sanıklar … ve … haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak sanıklar … ve …’ün işledikleri kabul edilen müessir fiil suçlarının 765 sayılı Kanunun 456/4. maddesinde öngörülen cezasın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun
7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.