YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5220
KARAR NO : 2013/1654
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar …, … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanıkların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.09.2007 gün ve 2006/173 Esas, 2007/176 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar müdafiin süresinden sonra vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanıkların olay mahalline götürüp cebir ve tehdit kullanmak suretiyle direncini kırdıkları mağdureye karşı aynı mekanda birbirini takiben nitelikli cinsel istismar suçunu gerçekleştirdikleri ve bizzat işledikleri eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine de 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi anlamında katılmış olmalarından dolayı 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddelerine göre belirlenen cezalarının teselsül nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca da artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4 Esas, 2010/110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı bulundurularak beden veya ruh sağlığının
bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerekirken, usûlüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora itibar edilerek hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında uygulama yapılırken 5237 sayılı TCK.nun 61/5. maddesinde gösterilen sıralamaya uygun olarak aynı Kanunun 103/2, 103/3 ve 103/4. maddelerinden sonra aynı Kanunun 103/6. maddesi gereğince artırım yapılıp daha sonra çocuk olan sanıklar hakkında 31. madde ile sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde TCK.nın 61/5. maddesinde öngörülen sıralamaya aykırı olarak uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.