Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5737 E. 2012/12436 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5737
KARAR NO : 2012/12436
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali, cinsel taciz ve kasten yaralama suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkûmiyetine, cinsel taciz ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından beraatlerine, kasten yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.03.2008 gün ve 2007/84 Esas, 2008/59 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen ceza verilmesine yer olmadığı hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Cinsel taciz ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen beraat, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Mağdurenin aşamalardaki özde değişmeyen samimi anlatımlarına, tanıklar …, … ve …’nın beyanlarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinden iki ay kadar önce baldızı olan mağdurenin kendi evinde boğazını tutup, vücuduna dokunarak “senin kardeşin bana karılık yapmıyor, beni doyurmuyor, beni sen doyur” şeklinde eylemde bulunduğu, bu olaydan 15-20 gün geçtikten sonra mağdurenin evinde bulunduğu esnada sanığın eve geldiği, kapının üzerindeki anahtarı alarak kapıyı kapatıp anahtarla kilitlemeye çalışırken mağdurenin pencereden kaçtığı, olay günü ise sanığın, mağdurenin evine girerek burada mağdureyi tutup yere yatırdığı, bağırmaması için eliyle ağzını kapattığı, kıyafetlerini çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin direnmesi ve olay yerine tanıklar … ve …’in gelmesi üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunu değişik zamanlarda bir suç işleme kararı ile gerçekleştirilmesine rağmen, zincirleme suça ilişkin TCK.nın 43/1. maddesi uyarınca cezalarının artırılması yerine, yazılı gerekçelerle sanığın ilk eyleminin cinsel taciz olduğunu kabulü ile ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından da beraatine karar verilmesi,
Katılan vekilinin, mağdurenin olaydan çok etkilediği, korku ve endişesinin arttığı şeklindeki anlatımları nedeniyle, mağdurenin 5237 sayılı TCK.nın 102/5. maddesi uyarınca suçun sonucunda beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu igili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten TCK.nın 102/2-3-c madde ve fıkraları uyarınca verilecek cezada, aynı Kanunun 35/2. maddesi uyarınca teşebbüs nedeniyle yapılacak indirimin, nitelikli cinsel saldırı suçunun geçişli suçlardan olması ve dosya içeriğine göre, TCK.nın 102/1 maddesini de içerdiği gözetilerek basit cinsel saldırı suçuna ilişkin, aynı Kanunun 102/1-3-c madde ve fıkralarında öngörülen cezanın altında olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği düşünülmeyerek, hakkaniyete aykırı olarak indirimin fazla yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velayet …, vesayet veya kayyımlığa ait haklardan kendi alt soyu bakımından koşullu salıverilmeye alt soyu dışındakiler bakımından cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kısıtlanması yerine, 53/1-c maddesinde belirtilen hakların tamamından şartlı tahliye tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.