YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5802
KARAR NO : 2012/5016
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
Sarkıntılık ve mesken masuniyetini ihlal suçlarından sanık …….’ün yapılan yargılaması sonunda; cinsel taciz suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve mesken masuniyetini ihlal suçundan mahkûmiyetine dair Bolu Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 13.04.2007 gün ve 2005/483 Esas, 2007/320 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı Kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre cinsel taciz suçundan kurulan hüküm kesin olup temyizi kabil olmadığından, sanık müdafiin bu suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin mesken masuniyetini ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyizle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan mesken masuniyetini ihlal suçunun 765 sayılı TCK.nın 193/1. madddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 . maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanığın mahkûmiyetine dair 13.04.2007 tarihli hükümden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği .
anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.