YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/651
KARAR NO : 2012/226
KARAR TARİHİ : 12.01.2012
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın; zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar … ve …’nın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın nitelikli cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar … ve …’ın ise cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetlerine dair Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2005 gün ve 2005/29 Esas, 2005/83 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklar haklarında hüküm kurulurken tayin olunan temel ceza üzerinden TCK.nın 109/3-b maddesi uyarınca bir kat arttırım yaptıktan sonra, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca cezanın yarı oranında arttırılarak 6 yıl hapse hükmedilmesi gerekirken, 109/3-a ve 109/5. maddeleri uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılarak eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen hükmün temyiz incelemesine gelince;
Adli Tıp Kurumundan mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin rapor alınmamış ise de, suç tarihi olan 29.05.2001 yılından temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 10 yılı aşkın zaman geçmiş olması ve eylem nedeni ile mağdurenin alınacak raporunun, beden ya da ruh sağlığındaki bozulmanın suçtan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin sağlıklı ve gerçek bir sonucu yansıtmayacağının anlaşılması ve 5237 sayılı TCK.nın sanık lehine uygulanmış bulunması dolayısıyla dosyada Adli Tıp Raporunun bulunmaması bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.